4 Aralık 2013 Çarşamba

Haftanın ardından Korede bir günün Özeti

Aslında bu yazıyı birkaç saat önce yazmayı düşünüyordum ama ufak bir kazadan sonra anca kendime gelebildim :D

Şimdi bu yazıyı yazarken saatler gece yarısını gösteriyor burada, ben Türkiye'den 6 saat ilerde bulunuyorum :D Siz akşam yemeği iyor olmalısınız heee...Yaa birde dikaktimi çekti haftaalardır ingilizce konuşuyorum, deli gibi korece öğrenmeye çalışıyorum..Türkçem çok bozuldu yaa.. :S özlem yüklem sıraları yalan oldu..Sanırım türkçe ile aramı bozmamak için oldukça uzun yazılar yazmalıyım..giderek türrkçem eskisi gibi düzelecektir, yani inanıyorum buna diyelim :S

Canım kahve çekti, alt kattaki marketcikten "nescafe 3in1" aldım, marketdeki koreli eleman; abi; one plus one gibi bişey dedi, o ne la dedim, 2.ye para ödemiyceksin dedi :D he tamam dedim, o heyecanla düşündüm ben iki kahveyide doldurayım o zaman odam da içerim dedim.

Şimdi odalara girerken anahtar değil, kredi kartı büyüklüğünde bir kart kullanıyorsun. Bu kart'ı önce bina'ya girerken okutup giriyorsun, sonra odana girerken kendi kapına okutup, kapının açılmasını sağlıyorsun ve final olarak; o kartı içerdeki bir kutuya sokup odanın içine enerji gelmesini sağlıyorsun, yani oda' dan çıkarken kartı yerinden çıkarınca oda'daki elektrik gidiyo, dönüşte kartı yerine takınca eletrik tekrar geliyo :D

E binada eletrik kesilirse noluyor? odaya giremiyor muyuz? Bak onu bende bilmiyorum ama hiç elektrik kesilmedi, kesilse bile jenerator falan devreye girer belki. Neyse ben bu kartı oradan oraya sokmaya çalışırken ellerimde sıcak iki kahve ile :D girişte kahvenin birini elime döküp yaktım :D Ama şimdi iyiyim :D

Aslında buraya.. bu haftaki bazı güzel şeyleri anlatacaktım ama yazı uzun oldu, dün sinirimi bozan bişeyi anlatarak, bitireyim diğerlerini sonra anlatırım :D

Ağzı küfür yapmayan, pek küfürlü konulmayan er kişisi olarak...şunu farkettim ben Kore'de bildiğin küfür ediyorum :D Artık sinirlerim mi bozluyo ne :D Pazar'a gidiyorum adam kaynamış yumurta satıyor, a bu ne ya diyorum kaynamış yumurtaya bakıyorum; adamlar civciv çıkmasına yakın yumurtayı kaynatmış, etli kaynamış yumurta, yumurtanın üstünde gaga,civciv gözü filan öggghh onu görünce basıyorum küfrü :D

Markete gidiyorum aaaa bu yeşil şey ne lan diyorum bakıyorum timsah, yılan,kamplumbağa çıkıyor, basıyorum küfürü :D (çin marketlerinin et bölümünde gördüm sadece, kore marketlerinde iğrenç olarak domuz kellesi görmüştüm )

Geçende de Hana Bank'a 25 dakikalık inişli-çıkışlı yolu, döviz bozdurmak için gittim. Bu bankaya 4. cü mü ne gelişimdi, ilk gelişimde veznedeki bayan pasaport istemişti benden, bende pasaportumun yanımda olmadığını ama numarasını falan verebileceğimi söyledim, hallettik, paramı bozdurdum, sonraki gidişlerimde de pasaport sormayınca, koca pasaport'u yanımda taşımıyım deyip, bunu alışkanlık haline getirdim :D

Yine aayip yorgun olduğum bir gün bankaya gittim, veznedar hatun'un arkasında banka müdür'ü falan var, dedim şu parayı bozabilir misiniz, pasaport dedi...

Dedim bu benim ilk gelişim değil, daha önceden istemişlerdi pasaport, yardımcı olamaz mısınız? hayır dedi, pul numarası falan lazım..tamam o zaman madem öyle dedim.. kaçta kapaıyorsunuz? şu saatte..tamamdır dedim bi koştum 35 dakikada pasaport'umu aldım geldim :D

Bu sefer başka veznedar hatun vardı, parayı uzattım, çevirdi, teşekkür etti, kore parasını aldım, sayarken bişey farkettim...

Pasaport istememişti !!!!

- Döndüm hemen, pardon pasaport istemediniz?

- Pasaport gerekli değil efendim, ben halletim, iyi günler dedi...

Yani ...Allah'tan o müdür'ü görmedim orda :D Tabi yine küfür etmedim değil...Kore <3