7 Ocak 2014 Salı

Kore'de çok ama çok şişko bir insan olmak :O

fotoğraf 1: kore'de yonsei üniversitesinin son yıllarında tam tamına 107 kiloyu gördüğüm anlar. nasıl mı çok kilo aldım kore'de? yazıya yumulalım efenim. (uha bu fotoğraftaki siyahlı ben miyim lan?) solumda yazılarımda hep bahsettiğim sevgili çinlü arkadaşım Hanbokşi görünmekte. (hani adı xenghi diye yazılıp hanbokşi diye okunan çinli)

Kişinin obez olduğunu anladığı an :S
Benim bunu direkt olarak anladığım bi' an yoktu. ta ki koreli iki doktor arasında geçen benim kan değerlerimle ilgili bi' diyaloğu duyduğum ana kadar;

- doktor hanım size bi' konu danışacaktım.
+ tabi buyrun.
- 24 yaşında obez bi' hastamız var. bla bla bla bla bla bla bla bla bla bla bla bla bla bla bla bla bla bla.

işte o andı. hem de tıbben kanıtlanmıştı, reddetme olanağım yoktu.

hayatımın dönüm noktalarında biri olmuştu bu an. o gün kendime söz verdim "göreceksiniz lan siz obezi" diye.

şu an 27 yaşındayım ve 10 kilo daha aldım o günden sonra.

gördünüz mü obezi? pis koreliler sizi :@

blog'u yazarken yoruldum, nefesim kesildi ben biraz dinleneyim.

şaka lan şaka o günler geride kaldı. 30 yaşı devirdik sonunda ve bana obez diyen o pis koreli doktorlara fotoğraflarımı gönderdim. gerçekten Kore'de son yılım kilo açısından çok kötüydü Kore'ye tam 74 kilo olarak gitim ama 107 kilo olarak döndüm :S

fotoğraf 2: 84 kiloya inmiş zayıf ben :O


Efenim şimdi bana çok sorulan bir soru vadır, yahu erkanshi taa Korelere gitçez ama ne yicez oralarda aç kalmayalım falan. Ben de hep gülüp geçtim çünkü Kore yemek açısından adeta bir cennet. hayatımda yediğim en güzel makarna çeşitlerini, en güzel pizza ve tost çeşitlerini kore'de yedim. Hele deniz ürünleri ile aranız çok iise ki benim aram çok kötü kendileri ile hem ucuza hem de bol çeşitli bir yiyecek içecek havuza selam çakıyoruz.

Kore yeemekleri iyi güzel ama hep aynı şeyleri yiyince hasta olmaya başladım, örneğin ben çok neşeli, sinirli ve somurtkan olmayan bir kişiliğe sahibim ama Kore yemekleri zamanla midemde ve boğazımda acayip bir tat ve his bırakmaya başladı. o neeşeli ve çok konuşkan ben de eser kalmadı adeta. bir tavukçuya gidiyorsun adam sana tavuğun tırnaklı ayak kısmını kaynatarak getiriyor, onu gören benim mide perişan. Ben de bir süre sonra herkesin yediği Kore yemeklerini yemeği bıraktım ve pizza, makarna, körili pilav ve kore pankeki yemeye başladım. haliyle son yıl 107 kiloyu gördüm.

Bir de işin Türkiye ile bağlanma kısmı var sanırım kilo almamda en önemli etken işin bu kısmıydı. Örneğin Türkiye'de saat 19:00 da başlayan bir maçı ben Kore'de gece 02:00 de canlı izliordum. Gece 2'de maç izlerken kola ve atıştırmalıklara abanınca da kilo almam kaçınılmaz oldu.

Bana kilo aldıran Kore pankeki; Hotteok (호떡)
Kore'de en çok sevdiğim atıştırmalık; Hotteok (호떡)

Kore'de acayip süpper ötesi lezzetli bir yiyecek ile tanıştım. "Hotteok" denilen bu tatlı hamurumsu şeye resmen bayıldım. üstelik çok ucuzdu. 3 tanesi 1.5-2 bin won'a alıyordum, Türk parası ile o zaman 3.5 lira falan yapıyordu. öylesine bi alayım bakalım nası bişimiş bu şey diyerek başladığım hotteok resmen benim vazgeçilmez bir yiyeceğim olmuştu.

Kaldığım yurda biraz uzak olmasına rağmen abartısız sırf bunlardan alabilmek için hergün Sinchon meydana iniyodum ve evet neredeyse her gün alıyordum bunlardan...Ajumma ile o kadar yakın olmuştuk ki, kızı olsa verirdi bana o kadar yani.

Zaten Kore'de şunlardan başka bir şey yiyemez olmuştum; bi bu hottok, bi köri soslu pilav, mikrodalga makarna (bunun Türkiye'ye gelmesini çok isterim, ramen den farkı, su ile değil mikro dalga fırında pişiyordu. topkek büyüklüğünde makarna üzerine domates sosunu döküyorsun, mikro dalga fırında 1 dakika dönüyor, hoop harika bir makarna), lord sandviç de tavuklu menü, paris bugatte diye bir pastanede güzel şekerli şeyler ve minik tavuklu dürüme benzeyen sandviçler vardı onları yiyordum. Diğer Kore yemekleri pek bana hitap etmiyordu. Bir de "dalgalbi" denen tavuklu bir yiyecek vardı ama o biraz pahalı ve güzel yapan yerlere girebilmek için dışarıda resmen yarım saat bekliyorsun, çok güzel bişi bu gerçekten, ramenli tavuk sote gibi düşünün ama porsiyonu büyüktü, tek başıma bitiremiyordum.

Gelelim bu Hotteok'a...Kore de sokaklarda arabalarda pişirip satan ajummalardan ev usulü yemenizi tavsiye derim. Bi kere cafe gibi bir ortamda denemiştim, bizim bu izmir kumru şeklinde içinde bol malzemeler (kuş üzümü, bitki parçaları falan) koymuşlar yiyemeden bırakmıştım. Anladığım kadarıyla güzel görünen cafe, restoran gibi ortamlar farkındalık yaratmak için bunun malzemeleri ile oynuyorlar pek güzel olmuyor. En iyisi dışarıda ev usulü yemek. bir de peynirli ve hamuru yeşile bürünmüş çeşidi var...Benim favorim olan neredeyse sade şeklinde ama içinde tahine benzeyen tatlı bir şey olanı. Zaten Hotteok denen şey bu benim sevdiğim olanı, diğerleri dediğim gibi sonradan uydurulmuş belki seveni vardır bilemem ama Kore'ye gittiğinizde mutlaka deneyin çok lezzetli ve ucuz.

Marifetli hanımlar beyler şu tarife göre evde yapmayı deneyebilirler, ben sanmıyorum yapabileceğimi, afiyet olsun^^
https://www.youtube.com/watch?v=JlX9iVpVBbQ

fotoğraf 3: Burda da skype de minnak bir sevimli arkadaşın kızı ile videolu chat yaparken hatteok götüüyorum. bunu yerken yüzüm ne kadar ydiğinden çok zevk almış gibi duruyor değil mi:D


kilo verme mücadelemde öneri ve tavsiyelerinize açığım >.<