7 Ocak 2014 Salı

İlk Defa Kore’ye Okumak İçin Gelenleri Neler Bekliyor?

Sonunda Kore'deyiz Lan Heyooo >.<

Yeni bir çevreye girdiğinizde şaşkın, gergin ve hayal kırıklığına uğramış hissetmeniz doğaldır.
Kültür şoku, bir insanın yeni bir kültürde yaşamaya verdiği tepkidir. Alışmış olduğunuz iklim, yemek, örf ve adetler, dil, sosyal değerler gibi birçok kavram Kore'de çok farklıdır. Yazı tahmin ettiğimden fazla uzadığı için nerede ne yenir, nerede kalınır konularına giremeyeceğim ama zaten ben bunlarla ilgili bir şeyler yazmıştım önceden, godesu.com ’ da da var bazı bilgiler….

Birde Kore Havalanında neler yapılcak, oradan Seoul'e veya başka şehirlere otobüsle nasıl gidilcek onlarıda godesu'da anlatmıştım, hiç girmedim tekrar.

Kültür şoku birçok değişik şekilde ortaya çıkabilir. Ailenizden ve arkadaşlarınızdan uzak kalmanızdan ötürü özlem duyabilirsiniz. İnsanların size çocuk muamelesi yaptığını düşünebilirsiniz. İngilizcenizi, Korecenizi ve davranışlarınızı anlatma ve aynı şekilde karşınızdaki insanı anlama sıkıntısı çekebilirsiniz. Hatta neden evinizi ve ülkenizi bıraktığınızı ve okumak için Kore’ye geldiğinizi sorgulayarak pişmanlık duyabilirsiniz. Kültür şoku çok yorucu bir dönem olabilir. Ama yeni bir kültürü gözlemleyerek ve sorular sorarak bu dönemi heyecanlı bir hale de getirebilirsiniz. Birkaç aylık bir uyum sağlama sürecinden sonra kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.
Zaten pek çoğunuz Kore’ye gelmeden oldukça az-çok ne ile karşılaşacağının farkında ama siz yinede Kore kültürüne yakınlaşmak için gelmeden Kore ile ilgili kitaplar okuyun. Youtube üzerinden videolar izleyin. İlk geldiğiniz bir kaç gün jet-lag denilen, bizim yol yorgunluğu diye tanımlayacağımız olayla mücadele etmek için gelir gelmez yatmayın, gece 11-12'ye kadar uyanık kalmaya çalışın. İlk birkaç gün günlük aktivitelerinizi Kore saatine göre ayarlamaya çalışın.

İlk geldiğiniz zaman kendiniz yalnız hissetmeniz doğaldır. Ama bu duygudan kurtulmak sizin elinizdedir. Tamamen yeni bir ortama bir anda uyum sağlamak kolay değildir. Bu nedenle kendinizi yavaş yavaş alıştırmaya çalışın. Gerektiğinde okuldaki danışmanlarınızdan yararlanın. Kimseye bir sorununuz olduğunu söylemezseniz onlar her şeyin yolunda olduğunu düşüneceklerdir. Sorularınızı ve sorunlarınızı okuldaki danışmanlarınızla paylaşın.

Soru sormaktan hiçbir zaman çekinmeyin. "İngilizcem, Korecem iyi değil" diye düşünmeyin. Kore'ye gelme sebeplerinizden birinin Korecenizi geliştirmek olduğunu unutmayın; eğer konuşmazsanız öğrenemezsiniz. İlk zaman arkadaş edinmeniz zor olabilir. www.interpals.net gibi arkadaşlık sitelerinden arkadaşlar bulabiliriniz, ben gelmeden çok arkadaş edinmiş ve hepsi ile gerçek hayatda buluşmuştum kkkkkkkk :D
Yanınızda fazla ve tüm (100$ gibi) para taşımayın. Güvenli olduğunu hissetmediğiniz yerlerde cebinizden 100$ çıkarmayın. Para bozdurmak istediğinizde bankalardan yararlanabilirsiniz.
Sokakta yürürken ya da bir mağazaya girdiğinizde hiç tanımadığınız insanların size selam verip hatırınızı sormasına, iyi günler dilemesine şaşırmayın.
Hiçbir zaman okumadan herhangi bir belgeye imza atmayın.

İlk Defa Kore’ye Okumak İçin Gelenleri Neler Bekliyor?

Yurtdışına okuma amaçlı çıkıldığında ve gittiğiniz yerde akraba/tanıdık olmaması durumunda üç önemli kırılma noktası vardır.

İlk gece,
İlk hafta sonu
İlk hastalık

Bu üçlü insanın ruhuna mıh gibi çakılır. Bu üçlüyü atlatanın sırtı yere gelmez ancak bunlar her zaman bonusla gelirler.
Nedir o bonuslar?
Bayramlar, doğum günleri ve yılbaşı zamanı. Bunlar esnasında yurtdışında bulunuyorsanız ekstra zorluk çekeceksiniz demektir. Elbette bu sıkıntılı zamanlar atlatılmıyor değil ancak ne kadar sağlam durursanız durun bunlar insanı derinden etkileyen safhalardır.
Ancak yurtdışında okumak ve bir amaç uğrunda savaşmak ulvi bir görev olduğundan dolayı görevi bitirmeden ölmek yoktur.
Sevdiğin insanlarla aynı zaman diliminde yaşamamak mesela. bir saat, üç saat, yedi saat ileride olmak(artık arkadaşlarından ne kadar doğuya gittiysen). Malezyadaki arkadaşım en yakını bana kkkkk saat kaç ve saat orada kaç soruları sormak. Basit toplama işlemleri yapmak ve yalnız hissetmek. Saat sabah yedi iken, orada daha geç diye arayamamak.

Dikkate almanız gereken diğer önemli bir nokta ise kendi soydaşlarınızdan mümkün mertebe uzak durmanızdır. Kasıtlı ya da kasıtsız olarak sizin yurt dışında ki gelişiminizi en çok baltalayan kendi soydaşlarınızdır. Çok iyi insanlarla da tanışacaksınızdır, sizin tecrübesizliğinizden faydalanmak isteyen esfel-i safilin ‘de olacaktır. Ama siz yine de bu iki gruptan uzak durun ve onlarla ne ev arkadaşlığı yapın ne de birlikte çok fazla zaman geçirin. Aksi halde her gün Türkçe konuşursunuz ve buda dil öğrenmenizi engeller. Ayrıca onların tecrübelerinden faydalanırsanız, bir müddet sonra tembelleşmeye başlarsınız. Oysa yurt dışında başarılı olmanın temel nedeni mecburiyettir. Hayattaki en hakiki mürşit ilimse, mecburiyet ilmin kapısını açan bir maymuncuktur. İyi bir çilingir olmak istiyorsanız bu süreçten mutlaka geçmelisiniz. Kapıyı size sürekli içeriden açarlarsa, hayatınız boyunca hiçbir şeyi başaramazsınız. Ya da başardığınızı sanırsınız.

sonuç olarak yurt dışında okumak zordur. değer mi? değer.
Ayrıca gittiğiniz ülkenin diline aşina iseniz yeterli düzeyde pratik yapıp dil engelinden kurtulmanız öncelikle yapmanız gereken şeydir. Dil engelini aştıktan sonra her türlü bilgiye hiç kimseye ihtiyaç duymadan ulaşmanız mümkün olacaktır. Böylelikle bağımlılıktan kurtulup kendi başınıza hareket ederek, hayatınızla ilgili kendi kararlarınızı almaya başlarsınız ki bu da sorumluluk duygunuzu geliştirip, size yaşamınızın sonra ki kısmında başarılı olmanın birinci kaidesi olan özgüven duygusu verecektir.

~~ Allah Yardımcınız Olsun…Bol Şanslar ve Bol Eğlenceler <3 kyle erkan-şii ~~